Onbirinci Bölüm

İşgal altındaki Filistin topraklarında İsrail yerleşimleri

İsrail’in Batı Şeria, Modiin’deki yerleşim bölgesi, Mart-Nisan 2006.Fotoğraf: Interfaith Peace Builders

İsrail’in yerleşim politikasına Birleşmiş Milletler’in karşı çıkması, 1979

İsrail, 1967’de işgal ettiği Filistin ve diğer Arap topraklarına 1970’lerin başından beri sivil yerleşim yerleri kuruyor. Güvenlik Konseyi ve Genel Kurul Filistin topraklarındaki İsrail yerleşkelerinin kuruluşunun uluslararası hukuka (1949 Cenevre Sözleşmesi) ve Birleşmiş Milletler kararlarına aykırı olduğunu tekrar tekrar belirtti.

Güvenlik Konseyi, 22 Mart 1979 tarih ve 446 sayılı kararı ile, 1967’den beri işgal altında olan Filistin ve Arap topraklarında İsrail yerleşim yerlerinin kurulmasını öngören İsrail politikası ve uygulamalarının yasal geçerliliği olmadığını ve Ortadoğu’da kesin ve kalıcı barışı sağlamada ciddi bir engel teşkil ettiğini söyledi. Aynı kararla, Konsey, Kudüs dahil işgal edilmiş topraklardaki yerleşkelerle ilgili olarak durumu değerlendirmek amacıyla üç geçici üyeden oluşan (Bolivya, Portekiz, Zambiya) bir Komisyon kurdu. Ard arda gelen çağrılara rağmen Komisyon görevini gerçekleştirme konusunda İsrail Hükümeti’nin yardımını alamadı.

Komisyon, 12 Temmuz 1979 tarihli raporunda, İsrail’in yerleşim polikasının 4. Cenevre Sözleşmesi’nin ihlali anlamına geldiğini ve sözkonusu politika sonucu ilgili bölgelerin coğrafi ve demografik yapısının derinden değiştiğini,  Arap nüfusun göç etmek zorunda bırakıldığını, evlerinin yıkıldığını, insanların sürgün edildiğini ve yeni yerleşimcilere yer açmak için insanların sürekli göçe zorlandığını, bütün bunların sonucu olarak geride kalan Arap nüfusunun günlük yaşamının sosyal ve ekonomik yapısının kökten ve olumsuz şekilde  değiştiğini belirtti.

Komisyonun 2. raporu 4 Aralık 1979’da Güvenlik Konseyi’ne sunuldu. Raporda yer alan sonuçlarda Komisyon, Güvenlik Konseyi’nin çağrılarına ve kararlarına rağmen devam eden İsrail’in yerleşme politikasının bölgede barışın sürdürülmesiyle uyumsuz olduğunu yineledi. 25 Kasım 1980’deki 3. raporda Komisyon daha önceki iki raporunda yer alan sonuçların bütünlüğünü doğruladı ve ayrıca İsrail’in işgal edilmiş bölgedeki doğal kaynakları sömürmesine odaklandı. Bu rapor Güvenlik Konseyi tarafından hiçbir zaman dikkate alınmadı.

1994 Mart ayında bir İsrailli yerleşimci tarafından El-Halil’de (Hebron) bir camide ibadet eden Filistinlilerin katledilmesinden sonra Güvenlik Konseyi İsrailli yerleşimcilerden kaynaklanan yasadışı eylemleri önleme amacıyla silahlara el konulması, İsrail’e önlemler almaya ve uygulamaya devam etmesi çağrısı yapan 904 sayılı kararı kabul etti.

Genel Kurul 1990’ların sonunda İsrail’in Doğu Kudüs’te ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki faaliyetleri konusunda 10. acil oturum döneminde birçok kez toplandı. Genel Kurul, özellikle yasadışı bir eylem olarak düşünülen, İsrail Hükümeti’nin Doğu Kudüs’ün Jabal Abu Ghneim ve diğer bölgelerinde yerleşkeler inşa etmeye başlaması kararına dikkat çekti. 25 Nisan 1997’de kabul edilen önergede Genel Kurul, Jabal Abu Gheneim’de yeni yerleşimlerin kurulmasının durdurulması ve işgal edilmiş Doğu Kudüs ve Filistin topraklarının geri kalanındaki yasadışı İsrail eylemlerinin sona erdirilmesi çağrısı yaptı. İsrail’in Genel Kurul kararına uyduğuna dair herhangi bir işaretin olmamasından dolayı, Genel Kurul İsrail’in “işgal altındaki Doğu Kudüs ve Filistin topraklarının geriye kalan bölgelerinin demografik yapısını, yasal statüsünü ve karakterini değiştiren ya da değiştirmeyi amaçlayan önlemlerin” geçersiz olduğunu bir kez daha teyid eden kararı 1999 Şubat ayında kabul etti.

Karar, İsrail’in yerleşim aktivitelerinin ve pratikteki sonuçlarının tanınmayacağını ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu, Jabal Abu Ghneim ve başka yerlerdeki inşaatların durdurulmasını ve 4. Cenevre sözleşmesinin kanunen uygulanabilirliğinin İsrail tarafından kabul edilmesini yeniden istedi.

Yerleşimlerdeki CHR Özel Raportörü, 2000, 2007

İnsan Hakları Komisyonu Özel Raportörü tarafından 15 Mart 2000 tarihli Filistin topraklarındaki insan hakları raporuna göre, İsrail, 1967’den itibaren çeşitli gerekçelerle Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 60’ına, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yüzde 33’üne ve Kudüs’teki Filistin topraklarının yüzde 33’üne el koydu.

Filistin Hakları Komitesi 2000’deki raporunda, İsrail’in yerleşim politikaları ve eylemlerinin barış sürecine büyük zarar veren bir anahtar role sahip olduğu konusundaki katı tutumunu yineledi. Ayrıca Meclis 20 Ekim 2000’de kabul ettiği karar ile Kudüs dahil işgal altındaki Filistin topraklarındaki bütün İsrail yerleşkelerinin yasadışı ve barışa engel olduğunu söyledi. Meclis ayrıca İsrailli yerleşimcilerin neden olduğu şiddet eylemlerinin engellenmesi çağrısında bulundu.

Filistin topraklarındaki insan hakları özel sözcüsü John Dugard 2007 yılının Ocak ayında yeni İnsan Hakları Konseyine sunduğu raporda genişleme sonucunda Batı Şeria’daki İsrailli yerleşimci nüfusunun 260,000’e çıktığını ve Kudüs’tekilerin de 200,000’e yaklaştığını söyledi. İnsan Hakları Konseyi, Kasım 2006’da sona eren 2. oturumunda Doğu Kudüs dahil işgal edilmiş topraklardaki yerleşme politikasını değiştirmesi için ve yeni yerleşim birimlerinin kurulmasını önlemek için İsrail’e baskı yapan bir kararı kabul etti.

BM Genel Kurulu, 14 Aralık 2006 tarih ve 61/118  sayılı kararı ile Doğu Kudüs dahil Filistin topraklarında İsrail tarafından inşa edilen yerleşim yerlerinin yasadışı olduğunu ve barışa, ekonomik ve sosyal kalkınmaya engel teşkil ettiğini belirtti. Genel Kurul, Doğu Kudüs dahil işgal edilmiş Filistin topraklarının statüsü ve yapısının değiştirilmesinin önlenmesi hususunda uluslararası insani hukuk kuralları dahil olmak üzere uluslararası hukuka uymasını İsrail’den bir kez daha istedi.

Orta Doğu Dörtlüsü, İsrail ve Filistinliler tarafından desteklenen Yol Haritası barış planı çerçevesinde İsrail Hükümeti’nden 2001 Mart ayından sonra başlatılan tüm yeni yerleşim yeri inşaatlarını dondurmasını istedi. Fakat Mayıs 2007’de Dünya Bankası tarafından yayınlanan bir rapora göre 2001’den 2005’e kadar İsrail içindeki nüfus yıllık sadece yüzde 1,8 artarken yerleşimci nüfusu yıllık sadece yüzde 5,5 oranında arttı.

2007 Mayıs ayındaki Güvenlik Konseyi’ne verilen bilgilendirme raporunda Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Lynn Pascoe yerleşimlerin durdurulması için çağrı yapan Yol Haritası maddelerine rağmen işgal edilmiş Filistin topraklarındaki dondurulmuş 121 yerleşim yeri inşaatının 75’inde yeni yerleşim ünitelerinin yer aldığını söyledi. Ayrıca Yol Haritası altında  sorumluluğuna rağmen İsrail Batı Şeria’daki 101 ileri yerleşim yerinin hiçbirini kaldırmamıştır.

 

 

ONBİRİNCİ BÖLÜM