Dokuzuncu Bölüm
Filistin Topraklarında Birleşmiş Milletler’in Rolü

Batı Şeria köyü Talfeet’teki  Kadın Merkezi Filistinli kadınlara dikiş, nakış, muhasebe ve iş yönetimi gibi  pek çok dalda eğitim veriyor. Fotoğraf: UNDP-PAPP

Birleşmiş Milletler, barış sürecinin başlamasından ve Filistin Yönetiminin kurulmasından çok daha önce başlattığı yardım çalışmalarına elli yıldan uzun süredir devam ediyor.  İşgal altındaki Filistin topraklarındaki mevcut Birleşmiş Milletler kuruluşları ve programları Filistin halkına destek olmak için doğrudan ve bölgesel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları aracılığı ile pek çok alanda hizmet veriyor. Bu kuruluşların pek çoğunun çalışmaları çok yönlü iken, asıl odak noktaları insani, sosyal ve ekonomik yardım üzerinde odaklanıyor:

Filistin mültecileri: 1948 savaşı sonrası ateşkes gözlem örgütü UNTSO’dan  ayrı olarak, bölgedeki en uzun geçmişe sahip olan Birleşmiş Milletler kuruluşu, UNRWA, yani Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşudur.  UNRWA Genel Kurul tarafınca 1949’un sonunda kuruldu ve operasyonlarına 1950’de başladı (Bkz. Bölüm 10). UNRWA’nın Batı Şeria’da, Gazze Şeridi’nde ve Ürdün, Suriye ve Lübnan’da saha ofisleri ve kapsamlı tesisleri, ve 1996’dan beri Gazze Şeridi’nde karargah yönetim ofisleri mevcut. Mart 2007 itibarı ile UNRWA işgal altındaki Filistin topraklarında, neredeyse tamamı Filistinli mültecilerden oluşan yaklaşık 14,400 yerel personele istihdam sağladı. Az sayıda bir uluslararası personelden destek alarak, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs’ün de dahil olduğu Batı Şeria’da yaklaşık 1,74 milyon kayıtlı Filistin mülteciye eğitim, sağlık hizmetleri, yardım ve sosyal hizmetler ve mikro-finans/mikro-işletme kredileri sağlamaktadır. 1988’den bu yana, ilk ve ikinci intifadaları çevreleyen türbülansa cevaben UNRWA, gıda yardımı, tıbbi bakım, gelir sağlama ve diğer iş programlarının da dahil olduğu pek çok acil müdahalede bulundu.

Altyapı: Aralık 1978 33/147 kararında Genel Kurul Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP)’na Filistinlilere yardım görevi verdi. Genel Kurul kararı doğrultusunda UNDP Filistin Halkına Yardım Programı (PAPP)’nı oluşturdu Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde UNDP/PAPP, okulların inşası, sağlık tesisleri, yollar, atık arıtma tesisleri ve su arıtma ve dağıtma tesisleri gibi küçük ve orta düzeyde sermaye geliştirme projelerini desteklemektedir. Dünyada başka yerdeki uygulamalarının aksine UNDP, PAPP aracılığı ile, işgal altındaki Filistin topraklarında destek verdiği projelerin tasarlanması ve uygulanması için temel sorumluluğu almaktadır. Son yıllarda, bu proje tasarlama ve uygulanma sorumluluğu UNDP’nin şeffaflık ve denetime açık olma kuralları altında çalışan Filistinli ortak kurumlar tarafından yerine getirilmektedir. PAPP’nin başkanı aynı zamanda, işgal altındaki Filistin topraklarında programlama ve operasyonlar için iki yardımcısı ile UNDP Özel Temsilcisi olarak görev yapmaktadır.

Çocuklar ve Kadınlar: Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) geniş bir yerel ve uluslararası ortaklar yelpazesi ile çocuklar için uygun bir ortam yaratmak için çalışmaktadır. UNICEF’in Kudüs, Gazze, Jenin, El-Halil (Hebron) ve Nablus’taki personeli, en korunmasız Filistinli çocuk ve kadınları destekleyerek, çocukların sağlık, eğitim ve korunma haklarını sağlamak için çabalıyor. Birleşmiş Milletler Kadınlar için Kalkınma Fonu (UNIFEM) da işgal altındaki Filistin topraklarında kadınların eğitim ve istihdam imkanlarını artırma projelerine, kadın ve çocukları şiddet ve tacize karşı korumak için “psikososyal takımlar” ve yasal savunma merkezleri kurmak, kadınların gıda üretim birimlerine destek olmak ve Filistinli kadın mahkum ve tutsaklara yardım sağlamak için çalışıyor. UNIFEM ayrıca, Pekin Eylem Platformu tarafindan belirlenen hedefler doğrultusunda  kadınların konumlarının güçlendirilmesi amacıyla oluşturulan bakanlıklararası komisyon, Filistinli Kadınlar Genel Birliği ve STK ağı aracılığıyla çeşitli projeleri uygulamaya geçirmektedir. İşgal altındaki topraklarda şiddet 2006’dan itibaren giderek arttığı için, UNIFEM “bu durum devam ettiği sürece, kadınların hayatları ve psikolojik sağlıklarına verilen hasar kalıcı olacak ve bunun etkilerinden kurtulmak mümkün olmayacaktır” uyarısında bulunmaktadır. UNIFEM ayrıca yalnızca kadınlara verilen mikro kredilerle kadın işletmecileri desteklemektedir.

Mağdur Çocuklar: Birleşmiş Milletler insani yardım kuruluşları, işgal altındaki topraklardaki şiddet ortamının, eğitim, uygun sağlık hizmetleri, temiz su ve gıda güvenliği, oyun ve eğlence olanakları ve devam eden bu huzursuzluk halinin sebep olduğu her türlü tacizden korunma haklarından mahrum bırakılan Filistinli çocuklar üzerindeki belli başlı etkilerini kınamaktadır. Filistinli çocukların ayrıca  yaşam hakları da eşi benzeri görülmemiş rakamlarla ellerinden alınmıştır: 2006’da 120’den fazla çocuk işgal altındaki topraklarda öldürülmüş (2005’teki çatışmalada öldürülen sayısının iki katından fazla) ve UNICEF’e göre, 2007’nin başlarında hizip Filistinli taraflar arasındaki çatışmalarda en azından 10 Filistinli çocuk öldürülmüş ve çok daha fazlası da Gazze Şeridi’nde yaralanmıştır.

Gıda Güvenliği: Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) 2002’de başlayarak, işgal altındaki Filistin topraklarındaki mülteci olmayan halka gıda yardımı sağlayan bir dizi acil operasyon yaptı (bkz. İnsani bir kriz, aşağıda). Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde WFP’nin faaliyetleri, gıda yardımları, “gıdaya karşılık iş” ve en savunmasız kişilerin geçimlerini sağlayabilmeleri için eğitim programlarını kapsamaktaydı (özellikle kısıtlı iş imkanları, dolaşım kısıtlamaları ve gıdaların zarar görmesinden müzdarip olan taşralı kesim). WFP faaliyetlerini Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve bir milyondan fazla Filistinli mülteciye acil gıda dağıtımı yapmış olan UNRWA ile diğer gıda güvenliği ortakları ve UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sürdürmekteydi.

Mart 2007’de yayınlanan WFP/FAO ortak değerlendirmesinde vurgulandığı üzere, gıda yardımının faydalı etkilerine rağmen, nüfusun yüzde 34’ü “yeterli gıda alamıyordu” ve yüzde 12’si de yeterli gıda alamama tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyordu; kırsal alanlarda ihtiyaç en yüksek seviyedeyken, Filistin kentsel alanları da gittikçe bu oluımsuz durumdan etkilenmekteydi. Ağustos 2007’de devam eden iki yıllık operasyon kapsamında WFP 600,000 mülteci olmayan Filistinliye, toplamda 103 milyon ABD Doları tutarında 194,000 ton yiyecek yardımı yapıyordu. Yetersiz beslenmeye karşı savaşmak için UNICEF ve ortakları annelerin bebeklerini emzirmenin önemi hakkındaki farkındalığı yükseltti ve un takviyesi ile tuz iyodizasyonunu destekledi.

Sağlık: Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Sağlık Bakanlığı ve UNRWA ile birlikte mülteci konumundakiler dahil Filistin halkının birincil ve ikincil tıbbi bakıma erişimlerini geliştirmek ve korumak için çalışıyor. 2006’nın sonunda, WHO, getirilen yasakların ve kontrol noktalarının sayısındaki artışın hem sağlık personelinin hem de hastaların sağlık tesislerine erişimini engellediğini söyledi. UNRWA mültecilere Batı Şeria’da 37, Gazze Şeridi’nde 18 tesis yoluyla temel sağlık hizmeti sağlamaktadır. 2,700 sağlık personeline istihdam sağlayan birimin işgal altındaki topraklardaki klinikleri yılda 5 milyon hastaya hizmet etmektedir. UNRWA, Avrupa Birliği ve Filistin Yönetiminin ortak projesi olan 238 yatak kapasiteli Avrupa Gazze Hastanesi Ekim 2000’de tamamen hizmet vermeye başladı ve Sağlık Bakanlığı’na devredildi. Sağlık Bakanlığı ile ortak hareket eden UNICEF 650,000 çocuğu kızamık, kabakulak ve kızamıkçığa karşı aşıladı ve 88,000 çocuğa da çocuk felci aşısı temin etti.

Aile Sağlığı: 1986’dan bu yana, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNPFA) işgal altındaki topraklarda, demografik eğitim, anne ve çocuk sağlık hizmetleri ile aile planlaması desteği sağlamaktadır. Fon aynı zamanda ilk nüfus ve barınma sayımını da 1997’de gerçekleştirmiş ve üreme sağlığı hizmetlerini 76 klinikte hayata geçirmiş ve üreme sağlığı eğitimi ve cinsiyet çalışmalarını da 11. sınıf okul müfredatına sokmuştur. Program ayrıca, Filistin Yönetimi kurumlarının insan kaynakları ve teknik kapasitesini güçlendirmiştir. UNFPA ve OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu da Sağlık Bakanlığı’na ve Filistin Tıbbi Yardım Derneği’ne 2006’nın ilk aylarında, ergenleri ve gençleri özellikle dikkate alarak, HIV/AIDS ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı eğitimi içeren 20 ay süreli bir projeye destek verdi. Sosyal İşler Bakanlığı ile ortak çalışan UNICEF 12 bölgede anaokulu öğretmenlerine psikososyal sağlık, ilk yardım ve tahliye konularında eğitim verdi.

Eğitim: UNRWA, Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 250,000 mülteci çocuğa hizmet veren 285 anaokulu ve ilk okulu ile eğitim sektöründe Birleşmiş Milletler’in en geniş çaplı hizmet veren kuruluşudur. 1950’lerden bu yana, UNRWA ayrıca Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde mesleki eğitim merkezleri ve 1960’lardan beri de Ramallah’ta yaşayan mülteci kadınlar için yatılı yüksek okullar işletiyor. UNRWA’nın Ramallah’taki eğitim bilimleri fakültesi 600 öğrenciye eğitim hizmeti veriyor. UNICEF ve ortakları 90,000 öğrenciye eğitim ekipmanı ve 70,000 çocuğun seyahat engellemeleri nedeniyle okullarına ulaşamamaları halinde dahi eğitimlerine devam edebilmelerini sağlamak için 900 “kutu okul” araç-gereci sağladı. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Eğitim Bakanlığı’na teknik destek sağladı.

Balata ve Souref kız okulları, Batı Şeria, Kasım 2002
Steve Sabella tarafından çekilen UNRWA fotoğrafı

 

 

Su ve Sağlık Önlemleri: UNDP, Filistin Halkına Yardım Programı aracılığı ile nufüsün yüzde 13’ünün su şebekesine erişiminin olmadığı işgal altındaki Filistin topraklarında suyun kalitesi ve erişilebilirliğini artırmak için 130 milyon doların üzerinde yatırım yaptı. UNDP, UNRWA ve WHO, binlerce sakine temiz su temin edeceklerini garantileyerek, kanalizasyon, drenaj, yağmur suyu toplama ve su dağıtım sistemlerini geliştirmek için tasarlanan projelere dahil oldular. UNICEF ishalle sonuçlanan hastalıklarda yaşanabilecek patlamayı önlemek için ailelere su kitleri dağıtmaktadır.

İnsan Hakları: UNICEF, Eğitim Bakanlığı’nı çocuk işçiliğine karşı strateji belirlenmesinde destek sağladı. Öğretmenler ve sosyal hizmetler uzmanları için Çocuk Hakları Sözleşmesi eğitimi konusunda pek çok atölyesi açıldı. UNICEF ayrıca ilk Filistinli çocuk hakları sözleşmesinin oluşturulmasına da teknik ve finansal destek sağladı. UNIFEM kadınların insan hakları programı yoluyla kadına karşı şiddetle mücadele konusunda Filistinli STK’ların girişimlerini destekledi. Bağışçı desteği ile UNRWA Filistinli mülteci öğrenciler için insan hakları ve hoşgörü ile çatışma karşıtı eğitimini dersleri arasına koydu ve bölgede öncülük eden söz konusu çalışmaları diğer eğitim kuruluşları tarafından örnek alındı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (UNHCHR) STK’lar ve Filistin Emniyet Teşkilatı çalışanları ve eğitimciler için kurslar düzenlediler (bkz Bölüm 7).

Yoksullukla mücadele: UNDP’nin Filistin Halkına Yardım Programı kapsamındaki yoksullukla mücadele programları işgal altındaki Filistin topraklarındaki altyapı geliştirme çalışmalarına paralel yürütülmektedir. Planlama Bakanlığı’nın işgal altındaki topraklarda yoksulluğun boyutlarını gözlemleme ve belgeleme ile fakirliğin giderilmesi için kılavuzlar geliştirme çabalarını desteklemektedir. Yoksullukla mücadele ayrıca UNRWA’nın mikrofinans ve küçük çaplı işletme programlarının temel hedefidir (bkz. Bölüm 10). Uzun yıllardır UNRWA yeni gelir sağlayacak imkanlar sunarak mülteci aileleri, özellikle kadınların geçindirdiklerini, yoksulluk sınırının yukarısına çekebilmek için küçük çaplı krediler ve mesleki eğitim vermektedir. Dünya Gıda Programı kalkınma faaliyetlerini, fakirliğin giderilmesi ve Haziran 2000’de başlayan ve mülteci olmayan Filistinli nüfus içindeki en savunmasız kesimi yani 100,000’den fazla insanı kapsayan ve ekonomik krizin etkilerinin en aza indirgenmesi için yürütülen “yardım ve kurtarma programı” konusunda yoğunlaştırdı.

Kurumsal Kapasite Geliştirme: UNDP/PAPP Filistin Yönetimi’nin yargı, yürütme ve yasama organlarını ve özel sektör ile sivil toplum kurumlarını desteklemek için bir grup “iyi yönetim” projesine destek verdi. Ayrıca, Filistin seçimleri komisyonunun da oluşturulması ve işleyişine de katkıda bulundu. Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO) Filistin sanayisi için Sanayi Bakanlığı ve Filistin Sanayi Federasyonu’ndan bir uzmanlar grubu oluşturup eğiterek destek programı yürüttü. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Çalışma Bakanlığını ve işçi ve işverenlerin örgütlerini kapasite geliştirme ve işçileri mesleki tehlikelerden korumak üzere ulusal bir strateji geliştirmek için destekledi.

Uzun Vadeli Kalkınma: Dünya Bankası 1993’ten, yani Gazze Şeridi ve Batı Şeria için bir güven fonu oluşturduğundan beri, altyapı geliştirme, kurumsal gelişim, acil yardım ve uzun vadeli kalkınma konularında aktif olarak görev almaktadır. O dönemden beri beş kez yenilenen güven fonu, elektrik sektörü, çevre yönetimi, su ve katı atık arıtmada Dünya Bankası’nın 34 projeye 500 milyon ABD Dolarından fazla katkıda bulunmasını sağladı. Banka ayrıca diğer bağış fonlarına da 860 milyon dolar verdi.  

Birleşmiş Milletler faaliyetlerinin koordinasyonu

1994’ten beri, UNSCO olarak bilinen Birleşmiş Milletler Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörlüğü, Birleşmiş Milletler’in işgal altındaki Filistin topraklarında Filistin halkına ekonomik, sosyal ve diğer alanlarda yaptığı yardımların odak noktası olmuştur.  Başlangıç olarak, UNSCO’nun, hem Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde hem de yurt dışı ve yardım sağlama temelli Birleşmiş Milletler programları ve birimlerine stratejik rehberlik etmesi hedeflenmişti. UNSCO sosyal ve ekonomik kalkınmaya tümden yaklaşımın bir bütün teşkil etmesini ve Filistin Yönetimi tarafından belirlenen öncelikler ile uyumlu olmasını sağlamak için Birleşmiş Milletler “ailesi”  içinde koordinasyonu sağladı. UNSCO her yıl Genel Kurul’a Birleşmiş Milletler’in Filistin halkına yardımları üzerine bir rapor sunuyor ve ayrıca Birleşmiş Milletler’i bağışçı koordinasyonu forumlarında temsil ediyor.

Eylül 1999’da UNSCO’nun yetkisi yeniden şekillendirildi, ve Terje Roed-Larsen “Birleşmiş Milletler Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü ve Genel Sekreter’in Filistin Kurtuluş Örgütü ve Filistin Yönetimi Özel Temsilcisi” olarak tekrar atandı. 2005 yılında  Perulu Alvaro de Soto görevi Roed-Larsen’dan devraldı. Mayıs 2007’de İngiliz Michael Williams’ın söz konusu göreve getirildi. Williams’ın İngiliz hükümetindeki görevine geri dönmesi sonucu, görevi halen sürdüren Robert H. Serry, Eylül 2007’de Özel Temsilci olarak atadı.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) 2000 yılında Filistin bölgesinde varlık göstermeye başladı ve kısa sürede Filistinlilerin günlük yaşamlarında ve Birleşmiş Milletler birimlerinin işleyişinde etkileri olan krizin çeşitli boyutları (kapatmalar, kontrol noktaları, ayırma bariyeri) hakkında bilgi toplayıcı bir rol üstlendi.

İnsani bir krize Birleşmiş Milletler’in yanıtı

Yıllarca süren şiddet, politik kriz ve ekonomik zorluklar, işgal altındaki Filistin topraklarında hayat standartlarında düşüşe ve yoksulluk seviyesi ve gıda yetersizliğinde artışa sebep oldu. En fakir Filistinliler için uygun, yeterli ve besleyici gıdaya erişim aşağıdakilerin bir sonucu olarak hala güçlükler arz ediyor:

  • Seyahat kısıtlamaları (içte ve dışta);
  • Özellikle su ve tarım alanlarında Filistinlilerin doğal kaynaklara hakimiyetinin kısıtlı oluşu;
  • Bölgesel ve uluslararası pazarlara erişimin kısıtlanması;
  • Filistinli işçilerin İsrail’deki eski iş yerlerine erişiminin kısıtlanması;
  • Ekonomik üretim olanlarının düşük oluşu.

2006’nın sonunda işgal altındaki Filistin topraklarındaki iş gücünün yüzde 28,4’ü işsizdi (Gazze Şeridi’nde yüzde 39,6, Batı Şeria’da yüzde 23,4). 2006’nın sonunda, tahminen Batı Şeria nüfusunun yüzde 64’ü ve Gazze Şeridi’nin neredeyse yüzde 80’i yoksulluk sınırında ya da altında yaşıyordu (hane halkının günlük geliri 1 ABD dolarının altındaydı). Yaklaşık 1,2 milyon Filistinli “aşırı yoksuldu”. İşsizlik oranı daha önce görülmemiş seviyelere yükselmişti.

Giderek kötüleşen ekonomik durum açlığın artması ile insani bir acil durum yarattı ve 2007’nin başlarında Gazze Şeridi nüfusunun yüzde 70’inden fazlası hayatlarını idame ettirebilmek için gıda yardımına muhtaç bir durma düştü.

Kasım 2006’da işgal altındaki topraklarda görev yapan Birleşmiş Milletler birimleri 2007’de uluslarası topluluk nezdinde konsolide insani yardım çağrısı başlattı (bkz BM Gerçekleri). Dört ana konuda ihtiyaçlara hitap edecek programlar için 453,6 milyon dolar toplamayı hedeflediler: istihdam ve gıda yardımı;  sağlık ve eğitim; tarım, su ve kanalizyon ve insani koruma için gereksinimlerin gözlenmesi.

2007’nin ilk aylarında Gazze Şeridi’ndeki güvenlik durumu kötüye gitmeye devam etti, bölgede çalışan yedi Birleşmiş Milletler birimi şiddetin bölgede çalışan  işçileri ciddi şekilde riske attığını belirtti. “Filistin halkının sıkıntılarını gidermek amacıyla insani görevimizi yerine getirmek bizim için gittikçe zorlaşıyor.” dediler. “Zaten yeterince zorluk çeken bir halk için bunun etkileri çok derin. İnsani çalışmalarımızı sürdürmek için kararlıyız” vurgusunu yaptılar.

Hamas’ın Gazze Şeridi’nde kontrolü ele geçirdiği 15 Haziran 2007 tarihinden bu yana İsrail tarafından getirilen bir kısıtlama, bağışçı fonlarının yetersizliği ve Filistin kurumları ile yaşanan koordinasyon eksikliği Gazze Şeridi’nde bazı sıkıntılara sebep oldu. Bu sıkıntılar gıda, ilaç, su arıtma malzemeleri, insani projeler için gereken materyaller ile ticaret ve sanayi  hammaddelerinden oluşmaktaydı. Ekim 2007’ye kadar, Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’ne göre hayati ilaçların yüzde 20’si ve tıbbi malzemelerin yüzde 31’i kullanılabilir değildi. Önemli Birleşmiş Milletler insani kaynakların Gazze Şeridi’ne geçişine izin veriliyor, fakat Gazze’nin gıda ihtiyacının ancak yüzde 41’i karşılanabiliyordu. Su ve arıtma sağlayan kamu kuruluşları kuyular, su pompalama istasyonları ve atıksu arıtma tesislerini çalıştırmak için ihtiyaç duydukları yakıtın ancak yüzde 50’sini elde edebiliyorlardı. 213 milyon dolar değerindeki insani projeler beklemeye alındı. Yerel pazarda inşaat malzemelerinin eksikliği UNRWA’yı 90 milyon dolardan fazla tutan sekiz konut ve altyapı projesini askıya almak zorunda bıraktı.

BM Gerçekleri

İşgal altındaki Filistin toprakları için 2007 İnsani Yardım Kampanyası

Birleşmiş Milletler’in işgal altındaki Filistin topraklarında görev yapan birimleri ve programları tarafından Kasım 2006’da başlatılan insani yardım kampanyasıyla ilgili özet bilgi aşağıdadır:

2006’nın başlarından itibaren politik, ekonomik ve sosyal durum işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan Filistinliler için oldukça kötü bir hal aldı. İsrail’in gümrük gelirlerine stopaj uygulaması, Filistin Yönetimi içindeki kutuplaşmalar, doğrudan uluslararası yardımın Filistin Yönetimi kurumlarına ulaşamaması gibi ekonomik ve askeri baskıların şekillendirdiği politik bir açmaza girildi.

Bu krizin asıl kurbanları sıradan Filistinliler oldu. Yoksulluk oranları yüzde 65,8’e yükseldi ve yükselmeye devam ediyor; gıda yetersizliği 2006 boyunca yüzde 13 artış gösterdi. Filistin malları, işçiler, işadamları, yetkililer ve kamu görevlilerinin dolaşımına getirilen kısıtlamalar büyük ölçüde arttı. 2006’da işgal altındaki topraklarda yaşanan grev dalgası kamu hizmetlerini sekteye uğratarak Batı Şeria’da devlet okullarının ve hastanelerin hizmet veremez duruma gelmelerine yol açtı.

Gazze halkı, İsrail’e Filistin roketleri atılmasını körükleyen İsrail’in hava, kara ve denizden neredeyse her gün yaptığı saldırılar sebebiyle savaş ortamında yaşamaktaydı. 25 Haziran ile 12 Ekim 2006 tarihleri arasında 60’ı çocuk 261 Gazzeli bu saldırılarda hayatını kaybetti ki bu 2005 yılının aynı zaman dilimindeki sayının 10 katından fazla bir sayıyı gösteriyordu. Aynı dönemde, Gazze’den atılan ev yapımı roketler yüzünden iki İsrailli öldü ve 15’i yaralandı.

Gazze nüfusu fiilen eski çağlardan kalma “kuşatmalardan” birini yaşamaya başlamıştı. Normal piyasa mekanizmaları aksamakta ve yardıma olan gereksinim artmaktaydı. Filistin malları şeridin dışına çıkarılamamakta, iş yerleri kapatılmakta ve başka yerlere taşınmaktaydı. İhracat geçen yılın Kasım ayında Dolaşım ve Erişim Anlaşması’nda öngörülenin yalnızca küçük bir kısımından ibaretti. Kamu güvenlik yapılarında kötüye gidişat silahlı gruplar ve özel milislerin tehlikeli biçimde yapılanmasına yol açmaktaydı. Tüm bunlar 64 kişinin ölümüne ve Birleşmiş Milletler’in gözlemlerine göre Gazze’de topluluklar arasında “geleneksel adalet” yöntemlerinin kullanılmasında bir artışa sebep olmaktaydı.

Batı Şeria’da 2006 boyunca kontrol noktaları ve yol kapatmaların sayısında yüzde 40 artış gözlemlendi. Batı Şeria gittikçe daha küçük parçalara bölünüyor, kontrol noktaları Filistinlileri İsraillilerin yerleşimlerine ulaşmak için ayrılmış ana yollardan uzak tutuyordu. Filistin yaşamının  kültürel ve ekonomik kalbi olan Kudüs, Filistinlilerin çoğunluğunun sahip olmadığı yalnızca uygun izne sahip olan kişilere açıktı. Ve Ürdün Vadisi orada yaşayan ya da İsrail yerleşimlerinde çalışan çok az sayıdaki Filistinliye açıktı.

Uluslararası toplum Geçici Uluslararası Mekanizma’yı destekleyerek  ve Cenevre ve Stockholm konferanslarında insani yardımı arttırmayı vaat ederek sıradan Filistinlileri krizin kötü etkilerinden korumak için gerçekten çaba sarfetmişti. Bununla birlikte, işgal altındaki topraklarda yaşayan çoğu sakin  için 2006’nın sonunda durum 2005’ten daha kötüydü ve 2007’den umutlu olmak için hiç sebep yoktu. Bu belgede açıklandığı gibi, Birleşmiş Milletler Ülke Ekibi mevcut çıkmaz durumun 2007’de de devam edeceğini tahmin ediyordu.

Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler acil yardım programlarına ihtiyacın artması bekleniyordu. 453,6 milyon ABD Doları’na ulaşan Vadesi Uzatılan 2007 Yardımı insanların geçim kaynaklarının sürdürülebilir kılınması ve durumun daha da kötüye gitmemesi için dört ana alana odaklanıyordu:

    • İstihdam ve gıda yardımı, yoksulluk ve gıda yetersizliğinde yıl içerisinde  görülen artışı önlemek üzere ayarlanacaktı;
    • Sağlık ve eğitim alanlarında güçsüzleşen kamu hizmeti sistemlerini geçici olarak canlandırmak için girişimlerde bulunulacaktı;
    • Tarım, hayvancılık, su ve arıtma alanlarında Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde yaşayan halkın yaşamlarını idame ettirebilmeleri için yeni girişimlerde bulunulacaktı;
    • İnsani yardım ihtiyaçlarını daha iyi belirleyebilmek üzere gözlem sistemleri geliştirilecekti. Bu, bağışçıların karara varmalarına ve Birleşmiş Milletler ve diğer insani yardım kuruluşlarınıın düzenlemeler yapmalarına yardımcı olacaktı.

2007 Yardım programları krizin Filistinli ailelerin üzerinde yarattığı artan yükü hafifletmek için zaten yürürlükte olan tüm çabaları dikkate almaktaydı. Daha çok, düşük gelirli işçilere ve kamu hizmeti gönüllülerine yardım etmeye odaklanan Geçici Uluslararası Mekanizma ile koordinasyon içinde çalışan Birleşmiş Milletler istihdam ve gıda yardımı programları işsizlere ve hassas ailelere yöneltilecekti. Aynı şekilde, programlar devam eden girişimlerin yeterince etkili olamadığı tarım gibi alanlara da odaklanacaktı. 2007 yılı süresince, Karni ve Rafah üzerinden ticari geçişlerin ve Batı Şeria içinde dolaşımın daha serbest bir hale getirilmesi konusundaki Dolaşım ve Erişim Anlaşmasının uygulanması ile ortaya çıkacak somut gelişmelerle bu önlemlerin desteklenmesi umuluyordu.

Vadesi uzatılan 2007 Yardım Programı, Filistin ekonomisi ve toplumunun katlandığı artan baskıları, yenilenen krizi ve yakın gelecek hakkında derinleşen belirsizlikleri göz önünde bulunduran bir çalışmaydı. Kendi başına, Yardım, derinleşen krizin yapısal yönlerini düzeltmezdi. Ne de hizmet sunamayan, ücretleri ve içsel güvenliği karşılayamayan bir Filistin Yönetimi’nin yerini alabilirdi. Sorun sadece yardımla çözülecek gibi değildi. İnsani Yardım Kampanyası sayesinde Birleşmiş Milletler kuruluşları krizin Filistinliler üzerindeki etkisini azaltmayı, insan onurunu korumayı ve yoksulluk, kurumsal çöküş ve istikrarsızlığın daha da kötüye gitmesini engellemeyi umuyordu.

 

DOKUZUNCU BÖLÜM