HOME DOCUMENTS CONTACT
 FAO  ILO  IMF  IOM  UNDP  UNFPA  UNHCR  UNICEF  UNIDO  UNODC  WB  WFP  WHO   UN HOME     ENGLISH
  DUYURULAR  
  BM SİSTEMİ  
  BMEM HAKKINDA  
  BELGELER  
  ÖĞRENCİ KÖŞESİ  
  E-BÜLTEN  
  E-KÜTÜPHANE  
  SIKÇA SORULAN SORULAR  
  STAJ ŞARTLARI  
  BM GÜNLERİ  
  BM LİNKLERİ (İngilizce)  
  SAHTECİLİKTEN KORUNUN  

 

1 Milyar İnsan Her Akşam Yatağa Aç Giriyor

 
   

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 11 Mayıs 2010 tarihinde küresel ölçekte açlıkla mücadele için “1 Milyar Aç İnsan” kampanyası başlattı. Kampanya, Birleşmiş Milletlerin sorumluluğunda tüm dünyada farklı etkinliklerle (toplantı, atölye, konferans, imza kampanyası vb.) yoğun bir biçimde sürdürülüyor.

Türkiye’de faaliyet gösteren FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi (FAO/SEC) imza toplamak başta olmak üzere çeşitli etkinlikler düzenleyerek kampanyaya destek veriyor. İmza kampanyası 16 Ekim 2010 tarihinde düzenlenecek Dünya Gıda Günü’ne kadar devam edecek.

İmza kampanyası ile  halen dünya üzerinde açlık çeken 1 milyar insanın açlık sorununun çözümü için hükümetler başta olmak üzere, sivil toplum örgütleri ve ilgili diğer tarafların soruna dikkatleri çekilmeye, özellikle hükümetlerin açlığı öncelikli gündem maddesi haline getirmeleri için gerekli etkinin yaratılmasına çalışılıyor.

Kampanyaya ait detaylı bilgilere http://www.1billionhungry.org adresinden ulaşmak mümkün. İnternet sayfasında, açlığın yok edilmesi amacıyla siyasi liderlerin konuya ilgisinin çekilerek sosyal bir etki yaratılması amaçlanıyor. Sayfada açlığın ne olduğu, açlığın neden ve nasıl ortaya çıktığı, kimlerin aç sayılacağı ve kronik açlığın anlamı ile çözümü için neler yapılması gerektiği konularında önemli bilgiler yer alıyor. Verilen bilgilerde, açlığın, gelişmiş ülkelerde “artık yemek saati geldi” şeklindeki bir his olarak algılanırken geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerdeki daha az şanslı insanlar için, halsizlik, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu ve hastalığa neden olan bir olgu olduğu belirtiliyor. Sürekli açlık yaşayan insanlar için bu olgu geçici ve kalıcı hastalıklara sebebiyet veren ve ne zaman yok olacağı bilinmeyen bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

FAO’nun tahminlerine göre günümüzde 6,8 milyar olan dünya nüfusu 2050 yılında  9 milyara ulaşacak. Gelecekte dünya nüfusunun beslenebilmesi için mevcut tarımsal üretimin yüzde 70 oranında artırılması gerekiyor. FAO verilerine göre günümüzde sayıları 1 milyarın üzerine çıkan aç insanların 642 milyonu Asya ve Pasifik’te, 265 milyonu Afrika’da, 53 milyonu Karayipler’de, 42 milyonu Yakın Doğu ve Kuzey Afrika’da ve 15 milyonu ise gelişmiş ülkelerde yaşam mücadelesi veriyor. Nitekim Eylül 2009 tarihinde yaşanan son küresel kriz ile aç insan sayısı 100 milyon kişi daha artmış olmasına rağmen açlığın azaltılmasına yönelik mevcut çalışmalar yetersiz kalıyor. Açlıkla mücadele çabalarının hızlandırılmaması halinde Binyıl Kalkınma Hedefleri’nden (MDG) biri olan, 2015 yılına kadar aç insan sayısının yarıya düşürülmesinin mümkün olmayacağı görülüyor.

Açlığı Azaltmak İçin Neler Yapılmalı?
Aslında Dünya üzerinde her insanın doğru ve yeterli bir biçimde beslenmesine ve de sağlıklı bir yaşam sürdürmesine yetecek kadar gıda üretmek mümkün. Fakat fakirlik, doğal afetler (sel, deprem, kuraklık, küresel ısınma vb.) yoksulluk sınırında yaşayan ve ortaya çıkan hasarı telafi edecek kaynakları bulunmayan yerlerde gerçekleştiğinde, açlığın da şiddetli bir şekilde ortaya çıkması kaçınılmaz oluyor. Bu bölgelerdeki siyasi ve ekonomik karışıklıklar bireylerin çalışmasına ve ailelerini beslemelerine olanak tanımıyor. Özellikle fakir insanların bulunduğu bu yerlerde arazi ve altyapıya yeterli erişimin olmayışı başta tarım ve hayvancılığı sınırlandırıyor. Bu olumsuzluklara bir de doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı eklendiğinde gıda krizleri patlak veriyor.

Açlık, gelişmekte ve geri kalmış ülkelerde kırsal alanda yaşayan ve yaşamını tarımsal faaliyetlerini küçük ve yetersiz alanlarda sürdürmekte olan insanlar arasında etkisini daha şiddetli bir şekilde gösteriyor. Bu bölgeler arasında ilk akla gelenler; Asya, Afrika, Güney Amerika ve Karayipler’deki bir kısım bölgeler oluyor. Daha kötüsü ise ve en zor durumda olanlar, tarım yapacak araziye dahi sahip olmayan ve kırsal alanda yaşam mücadelesi veren dul, yetim, yaşlı ve çocukların da aralarında olduğu mevsimlik işçiler ile mültecilerden oluşuyor.

Açlık tehlikesinin baş gösterdiği bölgede yaşayan annelerin durumu ise bir diğer önemli sorun. Yeterli beslenmeyen annelerin dünyaya getirdiği bebekler hayata gözlerini açar açmaz açlık sorunuyla karşı karşıya kalıyor.

Kuşkusuz böyle bir küresel sorunun kısa sürede birkaç ülke ve kuruluş ile çözülmesi mümkün değil. Tüm dünyanın sorunu öncelikle kabul etmesi ve açlığın olmadığı bir dünya görüşünü paylaşması, ilk ve en önemli adımlardan birini teşkil ediyor. Akla gelen bir diğer çözüme katkı sağlayacak öneri ise; özellikle gelişmekte ve az gelişmiş ülkelerdeki kadın-erkek eşitsizliğini yok etmek ve kadınlara tarımsal gelişimde etkin bir rol oynamaları için fırsat yaratmak. Köyden kente göçün azaltılması, küçük ölçekli işletmelerin desteklenmesi ve ürünlerinin pazarlama olanaklarının artırılması, tarım topraklarının amaç dışı kullanımının engellenmesi, doğal kaynakların bilinçsiz aşırı kullanımı ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin ortadan kaldırılması akla gelen diğer çözüm önerileri. Belirtilen önerilerin kısa sürede ve kolayca hayata geçirilmesi kolay olmasa da söz konusu problemlerin çözümü veya azaltılması bütünüyle devletin dolayısıyla karar vericilerin kontrolünde bulunuyor. Bu bağlamda karar mekanizmaları üzerinde etki yaratmak ilk aşamada büyük önem taşıyor.

Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Neyi Hedefliyor?
BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) koordinatörlüğünde başlatılan imza kampanyası sorunun çözümü için bilinç oluşturmada ilk adım olarak büyük önem taşıyor. Verilecek bir imza, atılacak bir elektronik posta sorunun öneminin anlaşılması için dünyaya anlamlı bir mesaj, sorumluluk taşıyanlara itici bir güç olacaktır. Kampanyada FAO Orta Asya Alt Bölge ofisinin hedefi Türkiye’de 200 bin imzaya ulaşmaktır. İmza kampanyasına  www.1billionhungry.org sitesindeki alanlara elektronik posta adresinizi, kendinizin belirleyeceği bir kullanıcı adını, şehrinizi ve ülkenizi yazarak katılmanız mümkündür. İşyerinizde aynı kampanyayı düzenleyebilir, bir sosyal sorumluluk aktivitesi olarak topladığınız imzaları (buraya tıklayarak imza formunu bilgisayarınıza indirebilirsiniz) elektronik ortamda FAO Ankara ofisine (e-posta adresi: fao-tr@fao.org) iletebilirsiniz. Bir elektronik posta, bir imza sorunun çözümü için değerli bir katkı olacaktır.

Dünya Gıda Günü – 16 Ekim 2010
16 Ekim Dünya Gıda Günü, her yıl Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün 1945’teki kuruluşunun yıldönümü olarak kutlanıyor. Dünya Gıda Günü’nün amacını, dünya üzerindeki yetersiz beslenen ve aç insanların acısına dikkat çekmek, farkındalığı yaymak ve açlık felaketine karşı insanları harekete geçirmek oluşturuyor. Her yıl 150’den fazla ülkede Dünya Gıda Günü çerçevesinde etkinlikler gerçekleştiriliyor. 1981’den beri farklı bir temaya vurgu yapılan etkinliklere, neredeyse birçok  ülkede yerel gruplar tarafından da destek veriliyor. Bu sene 65. Yıl kutlamalarında gerçekleşeceği Dünya Gıda Günü teması “Açlığa Karşı Birleşelim!” olarak belirlenmiş bulunuyor.

 

 

 
Get the Flash Player to see this player.
 


 
BM Binası, Birlik Mah. 2.Cad, No:11, 06610, Çankaya, Ankara, Tel: +90 312 454 10 52 Faks: +90 312 496 14 99, E-Mail: unic.ankara@unic.org
Copyright/Telif Hakkları - Terms of use/Kullanma koşulları - Privacy policy/Gizlilik koşulları