ÜST MENÜ

Birleşmiş Milletler Türkiye’ye ekonomik ve siyasi hayata katılım alanlarında kadın ve erkek arasındaki farkın kapatılması çağrısında bulundu

IWD2016k

Başta yasal düzenlemeler olmak üzere; birçok alanda kaydedilen ilerlemeye rağmen, Türkiye halen Avrupa ülkeleri arasında kadınların iş gücüne katılım oranının en düşük olduğu ülkedir. Ayrıca, Türkiye’de milletvekillerinin yalnızca yüzde 14,7’si kadındır ve bu oran dünya ortalamasının çok altındadır. Bu yıl Dünya Kadınlar Günü, toplumsal cinsiyet eşitliğinin uluslararası kamuoyu tarafından tanındığı, kadınların ve kız çocuklarının güçlendirilmesinin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündeminin başarıya ulaşmasının ön koşulu olarak görüldüğü tarihi bir dönemde kutlanacaktır. Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden biri olan toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik ayrımcılık ve şiddete son verilmesini ve kadınların ve kız çocuklarının hayatın her alanına eşit derecede katılımının sağlanmasını amaçlamaktadır.

Bu bağlamda Birleşmiş Milletler Türkiye’ye, kadınların ekonomik ve siyasi hayata katılımında görülen büyük eşitsizliğin giderilmesine yönelik çabalarını arttırması çağrısında bulunmaktadır.

BM Mukim Koordinatörü Kamal Malhotra, UN WOMEN Türkiye Temsilcisi ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ingibjorg Gisladottir’in Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yaptığı ortak açıklama aşağıdaki gibidir.

8 Mart 2016

Bu yıl Dünya Kadınlar Günü, toplumsal cinsiyet eşitliğinin uluslararası kamuoyu tarafından tanındığı, kadınların ve kız çocuklarının güçlendirilmesinin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündeminin başarıya ulaşmasının ön koşulu olarak görüldüğü tarihi bir dönemeçte kutlanacaktır. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden (SKH) biri olması, bu durumun somut yansımalarından biridir. Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik ayrımcılık ve şiddete son verilmesini ve kadınların ve kız çocuklarının hayatın her alanına eşit katılımının sağlanmasını amaçlamaktadır. Ayrıca; diğer SKH’lerin içinde de kadınların güçlendirilmesine yönelik önemli taahhütler yer almaktadır. BM ve Türkiye Cumhuriyeti küresel gündem ve ulusal öncelikleri ile uyumlu olarak, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadınların güçlendirilmesini, “Türkiye için BM Kalkınma İşbirliği Stratejisi”nin (2016-2020) dört bileşeninden biri olarak belirlemiştir.

Başta yasal düzenlemeler olmak üzere birçok alanda kaydedilen ilerlemeye rağmen, Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu Küresel Toplumsal Cinsiyet Endeksinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en fazla olduğu ülkelerden biri olarak 145 ülke arasında 130. sırada yer almaktadır. Kadınların ağırlıklı olarak kayıt dışı, korunmasız ve güvencesiz işlerde çalışmasından kaynaklanan toplumsal cinsiyet temelli gelir eşitsizliği, kadınların iş gücüne düşük katılımı ve cinsiyete dayalı mesleki ayrımı daha da derinleştirmektedir.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve kadınların güçlendirilmesinin önündeki engellerden bir diğeri de Türkiye’de kadınların siyasi hayata katılımının düşük düzeyde olmasıdır. 2011 seçimlerinin ardından 79 olan kadın milletvekili sayısı, 2015 yılı Kasım ayında yapılan son genel seçimlerle birlikte, çok küçük bir artışla 81’e yükselmiştir. Türkiye’de milletvekillerinin yalnızca yüzde 14,7’si kadındır ve bu oran dünya ortalamasının çok altındadır.

Kadınların ekonomik ve siyasi hayata katılımının düşük olması, toplumsal cinsiyet kalıplarının halen varlığını koruduğunu göstermektedir. Bu durum kadınların makul ücretli ve insan onuruna yakışır işlerde çalışmasını sağlamak ve karar alma süreçlerine katılımlarını arttırmak için geçici özel önlemler alınması da dâhil olmak üzere, ek önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğinin açık bir göstergesidir. Hükümetin; bir süredir hazırlık çalışmalarını sürdürdüğü yeni Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ulusal Eylem Planını tamamlaması ve hayata geçirmesi, bu noktada büyük önem arz etmektedir.

Bu bağlamda BM, Türkiye’ye, kadınların ekonomik ve siyasi hayata katılımında görülen büyük toplumsal cinsiyet açığının kapatılmasına yönelik çabalarını arttırması çağrısında bulunmaktadır. Ayrıca; yeni BM-Türkiye Kalkınma İşbirliği Stratejisinde de belirtildiği üzere BM, yasama ve karar alma süreçlerinde toplumsal cinsiyet eşitliğini etkin bir biçimde uygulamaya ve teminat altına almaya yönelik çalışmalarında Hükümeti, Meclisi ve STK’ları desteklemeye yönelik taahhüdünü yinelemektedir. Bu taahhüt, ekonomik hayattaki yapısal toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin ortadan kaldırılmasına ve kadınların ekonomik açıdan güçlendirilmesine yönelik çalışmaların desteklenmesini de içermektedir.

Türkiye, Birleşmiş Milletler Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesini (CEDAW) ve Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesini (İstanbul Sözleşmesi) onaylamıştır. Bu uluslararası sözleşmeler, Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden biri olan toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması hedefi ile birlikte, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik ayrımcı uygulama ve gelenekleri ortadan kaldırma ve hayatın her alanında eşit katılım ve fırsatlara eşit erişim sağlama hususunda Hükümete yardımcı olacaktır.

Şimdi, uluslararası taahhütleri kadınlar ve kız çocukları için hayata geçirme zamanıdır. Dünya Kadınlar Günü’nde, bu taahhütlerin yinelenmesi ve acilen uygulanmasına yönelik somut ve ölçülebilir adımlar atılması çağrımızı şu sloganla ile ifade ediyoruz: Hedef 2030’a Kadar Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için Harekete Geç!



Tasarım ve Yazılım : BodhiWeb