ÜST MENÜ

Kuru fasulyeden bezelyeye: BM 2016’yı Uluslararası Bakliyat Yılı ilan etti

Kuru fasulyeden bezelyeye her çeşit bakliyat; ucuz, lezzetli ve içerdiği yüksek orandaki protein ve önemli mikrobesinlerle özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki insanların sağlık ve yaşamlarını olumlu etkiliyor. 10 Kasım tarihinde resmi olarak başlatılan 2016 Uluslararası Bakliyat Yılı için BM’nin mesajı bu oldu.

 

©FAO/Marco Salustro

FAO Genel Direktörü José Graziano da Silva, “Bakliyatın beslenme düzenlerinde önemli olduğu ve küçük ölçekli çiftçiler tarafından yetiştirildiği Latin Amerika, Afrika ve Asya’da bakliyatların, gıda güvenliği açısından önemi yadsınamaz” dedi.

Bakliyatlar yüzyıllardır beslenme düzenlerinin yaşamsal bir parçası olmakla birlikte besin değerleri genel olarak bilinmiyor ve çoğu zaman önemi anlaşılmıyor.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, açılış toplantısında adına yapılan yazılı açıklamada, “Bakliyatlar açlık, gıda güvenliği, yanlış beslenme, çevre sorunları ve insan sağlığı gibi konulara katkıda bulunabilir” dedi.

Bakliyatların faydaları konusunda farkındalık yaratmak, üretim ve ticaretini arttırmak ve gıda zincirinde yeni ve akıllı yöntemleri teşvik etmek amacıyla “Sürdürülebilir gelecek için besleyici tohumlar” sloganıyla BM Genel Kurulu 2016’yı Uluslararası Bakliyat Yılı olarak ilan etti.

Toplantıda, FAO Genel Direktörü sembolik olarak toprağa bakla tohumu ekerek yılın açılışını yaptı.

Kullanılmayan potansiyel

Bakliyatlar gıda kültürünün ve gündelik beslenme düzenlerinin dünyanın birçok yerinde önemli bir parçasını oluşturuyor. Aynı zamanda falafelden kuru fasulyeye birçok ulusal ve bölgesel tanınmış yemeğin içinde yer alıyor.

Dünya üzerinde bakliyatların birçok çeşidinin yetiştiğini görmek mümkün. En çok bilinen çeşitler arasında barbunya, lima fasulyesi, bakla, fasulye, nohut, börülce ve bezelye gibi türler bulunuyor.

Bakliyatlar, daha pahalı olan hayvan temelli proteine göre çok daha hesaplı bir fırsat sunmakla birlikte dünyanın yoksul yerlerinde yaşayan insanların beslenme biçimlerini daha sağlıklı hale getiriyor. Örneğin; sütten elde edilen proteinin bakliyattan elde edilenin beş katı daha pahalı olduğu belirtiliyor.

Bunun nedeni bakliyatların tahıla göre iki ya da üç kez daha yüksek fiyata ürün verebilmesi olarak gösteriliyor; böylece bakliyat çiftçi topluluklarını kırsaldaki yoksulluktan kurtarabilmek konusunda büyük bir potansiyel olarak ortaya çıkıyor. Aynı zamanda imalat sürecinde özellikle kadınlar için ekonomik fırsat yaratıyor.

Sağlık için faydaları

Bakliyatların en küçüğü bile içerdiği proteinle buğdayın iki katı, pirincin ise üç katı besin sağlıyor.

FAO Genel Direktörü; amino asit ve B vitaminleri gibi mikrobesleyiciler açısından da zengin olan bakliyatların sağlıklı beslenme için yaşamsal olduğunun altını çizdi.

Yağ oranı az, besleyicler ve lif bakımdan zengin olan bakliyatlar kolestrolü dengeler, sindirimi düzenler, içeriğindeki yüksek demir ve çinko oranıyla kadınlar ve çocuklarda kansızlıkla mücadelede etkilidir. Diyabet, kalp hastalıkları ve kanser gibi kronik hastalıkları olduğu kadar obeziteyi de önlemek için beslenme düzenlerinin başlıca bileşeni oluştururlar.

Bakliyatlar besleyici içeriklerinden dolayı acil gıda yardımlarının en temel ürünlerinden biri olmakla birlikte gluten içermediği için çölyak hastalarının kullanımına uygundur.

Hayvanlar ve çevre bakımından faydaları

Bakliyatlar sadece insan sağlığını değil, biyoçeşitliliği koruyarak hayvan ve toprakların sağlığını da iyileştiriyor.

Bakliyatların küspeleri hayvan yemi olarak kullanılır, yem içeriğindeki nitrojen yoğunluğunu arttırarak hayvan sağlığını ve gelişimini olumlu etkiler.

FAO Genel Direktörü bugün yapılan toplantıda; özellikle bakliyatların nitrojen düzenleyici özelliklerinden bahsederek toprak verimliliğine olan katkısına dikkat çekti. Bakliyat bu özelliğinden dolayı tarladaki üretkenliği arttırabilir ve sentetik gübreye bağımlılığı sonlandırarak karbon ayak izinin küçülmesine; dolayısıyla sera gazı emilimlerinin azalmasına yardımcı olur.

Bakliyatlar toprak altı biyoçeşitliliğini korur; çeşitli türdeki böcek, bakteri ve toprak organizmalarını içinde barındırarak toprağın sağlıklı bir yapıya ulaşmasını sağlar.

Çok farklı çeşitleri olmasından dolayı çiftçilere değişen iklim koşullarına uygun farklı üretim seçenekleri sunması bakımından iklim değilikliğine adaptasyon için büyük bir potansiyele sahiptir.

Bakliyatları ürün rotasyon sisteminde kullanmak toprak erozyonunu önler, hastalık ve zaralıların konrolünü sağlar.

Uluslararası Kurak Alanlarda Tarımsal Araştırma Merkezi (ICARDA) Genel Direktörü Mahmoud Solh’un sunumuyla birlikte bugünkü toplantının açılış ve kapanış konuşmaları Uluslararası Bakliyat Yılı’nın yürütme komitesi başkanları FAO Türkiye Daimi Temsilcisi Aydın Adnan Sezgin ve FAO Pakistan Daimi Temsilcisi Nadeem Riyaz tarafından yapıldı.

Bundan önceki uluslararası yıllar topraklar, aile çiftçiliği ve kinoaya odaklanmıştı.



Tasarım ve Yazılım : BodhiWeb