ÜST MENÜ

BM Genel Sekreter Yardımcısı: İhtilaflarda cinsel şiddet barış ve güvenliği tehdit ediyor

Somali’nin başkenti Mogadişu’da cinsel şiddete uğramış kadınlar ve kız çocukları için koruma evinde bir kadın. Fotoğraf: UNICEF/Kate Holt

Somali’nin başkenti Mogadişu’da cinsel şiddete uğramış kadınlar ve kız çocukları için koruma evinde bir kadın. Fotoğraf: UNICEF/Kate Holt

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter yardımcısı Amina Mohammed ihtilaflar sırasında cinsel şiddet hakkındaki küresel anlayış değişmekte olsa da bu tür insan hakları ihlallerinin kökünde kadınlara karşı temel eşitsizlik ve ayrımcılığın yatmakta olduğunu söyledi.

Mohammed, Güvenlik Konseyindeki ve yaklaşık 70 katılımcının görüşlerini paylaştığı  açık oturumda yaptığı konuşmada “Cinsel şiddet artık sadece kadınlarla ilgili bir sorun olarak görülmüyor ya da insan hakları ihlallerinin yanlış hiyerarşisinde “daha az kötü” olarak görülebiliyor” ifadesini kullandı.

Bir savaş ve terör taktiği olarak ihtilaflarda cinsel şiddet isimli oturumda Genel Sekreter Yardımcısı ihtilaflarda cinsel şiddetin güvenlik ve barış için bir tehdit unsuru olduğunu söyledi.

Mohammed uluslararası ve ulusal düzeyde giderek bir kadın, çocuk veya erkeğe tecavüz etmenin artık karşılıksız kalmadığını ve bu tür suçları işleyenler veya emredenler için sonuçları olduğunu belirtti, değişimi ve ilerlemeyi sağlamak için Güvenlik Konseyinin bir dizi karar aldığını da sözlerine ekledi.

Cinsel şiddet aşırılıkçı gruplar tarafından Irak, Suriye, Yemen, Somali, Nijerya ve Mali gibi ülkelerde artarak bir terör tehdidi olarak kullanılmaya devam ediyor. Büyük göçlere ve toplu yer değiştirmelere neden olan ihtilaflar da cinsel şiddet riskini artırıyor.

Mohammed tüm bu nedenlerden ötürü BM’nin terör ve aşırılıkçı şiddet ile mücadelesinde kadınlar ve kız çocuklarının güçlenmesine özel önem vermesi gerektiğini belirtti.

Amina Mohammed, BM Barış Gücünün cinsel şiddet ve sömürü iddia ve olaylarına karışmasının ise BM’nin cinsel şiddet ile mücadelesini zayıflattığını, bunların kabul edilemez olduğunu ve teşkilatın bu olaylarda hoşgörüsü olmayacağının altını çizdi.

Mohammed bu korkunç suçları işleyenler sıklıkla adaletten kaçmayı becerirken, kurbanların aileleri ve toplum tarafından dışlandıklarını ve tecavüze uğramış olmanın utancıyla yaşadıklarını, depresyon gibi hastalıklara maruz kaldıklarını, yakın ilişki kurmakta zorlandıklarını, tecavüz sonucu doğan çocukların ise ayrımcılık ve dışlanmaya maruz kalıp damgalandıklarını kaydetti.

Genel Sekreter yardımcısı “Uygulamada bu ihlaller cezasız kalırsa ve kutsal olan kurbanlarla ilgilenme yükümlülüğümüzde başarısız olursak bizim sözlerimiz, yasalarımız ve kararlarımızın hiçbir anlamı olmaz. Sözlerimiz ve hareketlerimizle hayatta kalanlar ve savunmasız topluluklarla dayanışma içinde olalım, korkunun yerine umudu getirelim. Bu en savunmasız toplulukları insan hakları ihlallerinin en fecisinden koruma taahhüdümüz ve sorumluluğumuz için bir sınavdır” diye konuştu.



Tasarım ve Yazılım : BodhiWeb