ÜST MENÜ

BM Uzmanı: Finansal spekülasyon küresel konut krizine neden oldu

Panama’da gökdelenler. Fotoğraf: Gerardo Pesantez/Dünya Bankası

Panama’da gökdelenler. Fotoğraf: Gerardo Pesantez/Dünya Bankası

Birleşmiş Milletler konut ve barınma hakkı Özel Raportörü Leilani Farha, finans dünyasının konut ve barınma hakkının bir insan hakkı olduğunu düşünmeden hareket ettiğini ve ülkelerin de konut edinmeyi pek çok kişi için erişilemeyecek kadar pahalı hale getiren finans piyasalarını desteklediğini söyledi.

Farha BM İnsan Hakları Konseyi’ne sunduğu raporda finans piyasaları ve spekülatörlerini konut piyasasını kapitallerini park edebilecekleri bir yer olarak görmekle suçladı.

Bağımsız uzman “Konut sosyal işlevini kaybetmiş ve onun yerine refahı ve malları çoğaltmanın bir aracı olarak görülmeye başlanmıştır. Konut finansal bir emtia haline gelmiş, topluma, insan onuruna ve bir yuvaya olan bağlantısından koparılmıştır” ifadelerini kullandı.

Raporunu Cenevre’de İnsan Hakları Konseyi’ne 2 Mart tarihinde sunan Farha, küresel konut piyasasının toplam değerinin 163 trilyon doları geçtiğini ve bu rakamın dünyanın toplam ekonomisinin iki katından fazla olduğunu vurguladı.

Raporunda aşırı finanse edilen konut piyasasının konut fiyatlarını pek çok kişi için sınırların nasıl üzerine çıkardığını inceleyen Farha konutların küresel sermaye için bir park yeri haline geldiğini vurguladı.

Farha raporunda hem ülkeler içinde hem de uluslararası olarak bu sorun için hak temelli çözümler önerdi. Ülkelerin özel sektörü sadece bariz insan hakları ihlalleri için değil aynı zamanda yaptıklarının barınmanın herkes için sağlanması gereken bir insan hakkı olduğu gerçeğiyle uyumlu olması açısından da kontrol altında tutması gerektiğini söyledi.

Örneğin Londra’da müteahhitler sosyal konut yasalarından korkmazken, Vancouver’da her boş kalan ev için yüzde 1 ek vergi toplanıyor ve bu vergiler düşük fiyatlı konut ihtiyacına yönlendiriyor.

“Bu bir hesap verebilirlik sorunudur” diye Farha “Hükümetler uluslararası insan hakları yükümlülükleri adına hesap vermek yerine piyasalar ve yatırımcılara hesap veriyorlar” ifadesini kullandı.

Farha “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında devletler 2030 yılı sonuna kadar herkes için yeterli konut sağlamayı taahhüt etti. Eğer bu taahhütlerinde ciddiyseler hak temelli konut stratejileri uygulamalı ve insan hakları standartları ve ilkelerinin konut piyasası ve finans kurumları ile bütünleşmesini garanti etmelidirler” dedi.

Merkezi Cenevre’de olan İnsan Hakları Konseyi tarafından atanan Özel Raportörler ve bağımsız uzmanlar bu görevi onursal olarak yürütüyor ve yaptıkları iş için herhangi bir ücret almıyorlar.



Tasarım ve Yazılım : BodhiWeb