ÜST MENÜ

Dünya İnsani Gününde siviller hedef değildir #NotaTarget kampanyasına siz de katılın

 

WHD_Square_AID_6

Bu yıl Dünya İnsani Günü, 2003 yılında Bağdat’ta Birleşmiş Milletler Merkezine düzenlenen ve Genel Sekreterin Irak Özel Temsilcisi Sergio Vieira de Mello’nun da aralarında bulunduğu 22 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının 15. yıl dönümüne rast geliyor.

Her yıl 19 Ağustos Dünya İnsani Günününde insani krizlerde yaşamak zorunda kalanlara destek sağlamak ve onlara yardım ulaştırmak için görev yapan insani yardım çalışanlarını saygı ile anmak için etkinlikler düzenleniyor.

Söz konusu etkinlikler kapsamında, bu yıl, 2017’de ilk kez düzenlenen ve dünya çapında 2 milyon kişinin katıldığı siviller hedef değildir (#NotATarget) kampanyasının devamı hayata geçiriliyor. Böylece dünya liderlerinden sivillerin ve insani yardım ve sağlık yardımı çalışanlarının daha iyi korunmaları için çalışmalarını yoğunlaştırmaları istenecek.

Bu alanda elde edilen ilerlemenin devam ettirilebilmesi için Birleşmiş Milletler ve ortakları ilk kez çanlı dilekçe kampanyasını başlatıyor. Sosyal medya üzerinden binlerce katılımcının öz çekimleriyle https://www.worldhumanitarianday.org (İngilizce) adresinden yürütülen kampanyaya katılması bekleniyor.

Sivillerin ve insani yardım çalışanlarının korunması

Dünyanın dört bir yanında savaşlar insanlara büyük bedeller ödetiyor. Şehirlerde yaşayan insanlar gıda, su ve barınma imkanı bulmakta zorlanıyor. Çocuklar silah altına alınıyor, okulları yıkılıyor. İnsani yardım çalışanları ise doğrudan hedef alınıyor, tehdit ediliyor, tehdit unsurlarıymış gibi muamele görüyor, ihtiyaç sahiplerine yardımları ulaştırmalarına imkan tanınmıyor.

Bağdat’ta 2003 yılında gerçekleştirilen saldırıdan bu yana, 4 binden fazla insani yardım çalışanı görev başındayken öldürüldü, göz altına alındı, kaçırıldı ve insanlara yardım etmeleri engellendi. Bu da her yıl aşağı yukarı 300 olay anlamına geliyor.

Birleşmiş Milletler Acil Yardım Koordinatörü Mark Lowcock konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada savaş bölgelerinde sivillerin ve onlara yardım ulaştıran insani yardım çalışanlarının öldürülmesi ve sakat bırakılmasının cezasız kalmasının vicdanları yaraladığını söyledi.

Lowcock’un verdiği bilgiye göre sadece geçtiğimiz yıl 139 yardım çalışanı öldürüldü, 102’si yaralandı ve 72’si kaçırıldı. Bu rakamlar son beş yıldır görev başında öldürülen yardım çalışanı sayının her yıl 100’ü aştığını gösteriyor. En büyük kayıp, 156 yardım çalışanın yaşamını yitirdiği 2013 yılında kayıtlara geçti.

2017 yılında ayrıca patlayıcı silahların kullanılması sonucu 42 bin 972 kişinin hayatını kaybettiği, bu sayının 31,904’ünü bir diğer ifadeyle dörtte üçünü sivillerin oluşturduğu, bir önceki yıla göre yüzde 38’lik bir artış görüldüğü BM raporlarında ifade ediliyor.

Lowcock, “Bu durumun sona ermesi gerekiyor” dedi.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2017 yılında sağlık yardımı çalışalarına yönelik olarak Afganistan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Irak, Libya, Mali, Nijerya, Somali, Güney Sudan ve Suriye’de 322 saldırı düzenlenmesi sonucunda 242 sağlık çalışanının öldüğünü ve 229’unun yaralandığını BM Genel Sekreterinin raporunda ortaya koyuyor.

Genel Sekreter Antonio Guterres, konuyla ilgili olarak yayınladığı son raporunda dünya liderlerinin söz konusu suçları işleyenlerin adalete hesap vermesini mutlaka sağlaması gerektiğini ifade ediyor.

İstanbul’da 2016 yılında Düzenlenen Dünya İnsani Zirvesinde küresel liderler ve teşkilatlar insanlığın teminatı olan ilkeleri koruyacakları taahhütünde bulundular. Söz konusu karar sonrasında sivillerin ve sivil alt yapının korunması yönünde yeni girişimler başlatıldı. Ancak bu alanda hala atılması gereken çok adım olduğu ilgili BM kuruşlarınca belirtiliyor.

Bu yıl WorldHumanitarianDay.org internet sitesi üzerinden yürütülen #NotATarget kampanyası kapsamında toplanacak öz çekimli dilekçeler 18 Eylül’de açılacak Genel Kurul’da dünya liderlerine sunulacak.

, ,



Tasarım ve Yazılım : BodhiWeb