ÜST MENÜ

Dünya Sağlık Örgütü: Damar tıkanıklığına yol açabilen “kötü” yağlardan uzak durun

DSÖ araştırmasına göre her yıl küresel seviyede 17 milyon kişi kalp-damar hastalıkları nedeniyle yaşamını yitiriyor.

DSÖ araştırmasına göre her yıl küresel seviyede 17 milyon kişi kalp damar hastalıkları nedeniyle yaşamını yitiriyor.Fotoğraf: Genel kullanım – Public domain.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yayınladığı son raporunda, damar tıkanıklığına yol açabilen yağlı gıdalardan uzak durulması çağrısı yaptı.

Kalp damar hastalıkları sonucu her yıl dünya genelinde 17 milyon kişinin yaşamını yitirdiği hatırlatılan raporda, söz konusu hastalıklarının bir şekilde doymuş ve trans yağlarla bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Doymuş yağlar tereyağı, somon, yumurtanın sarısı ve inek sütü gibi gıdalarda bulunuyor.

DSÖ, yetişkinler ve çocukların günlük enerji ihtiyaçlarının en fazla yüzde 10’unu söz konusu yağlardan temin etmelerini öneriyor.

DSÖ, pasta börek, kızartma ve yemeklik yağlarda bulunabilen trans yağların tüketiminin ise günlük olarak alınan kalorinin sadece yüzde biri seviyesinde kalmasını öneriyor.

Ancak, gıda etiketlerinde genellikle hidrojen ilaveli edilmiş anlamına gelen “hidronejize” ibaresi ile varlığı anlaşılan doymuş ve trans türü “kötü” yağların yerine kullanılabilecek seçenekler de var.

DSÖ Gıda Direktörü Dr. Francesco Branca, 5 Mayıs’ta düzenlenen rapor tanıtım toplantısında yaptığı açıklamada, trans yağların aşırı miktarlarda tüketilmesinin önüne geçilmesi isteniyorsa, hükümetlere hazır gıdalarda hidrojenize bitki yağının kullanılmasını kısıtlamaları çağrısı yaptı.

Dr. Branca, birçok ülkede trans yağ kullanımına kısıtlamalar getirildiğini ve tüketicilerin bu değişikliği fark edemediklerini, bunun da yiyeceklerin trans yağ haricinde başka yağ ile pişirilmeleri halinde lezzetlerinde bir eksilme olmadığı anlamına geldiğini söyledi.

DSÖ’nün bu yıl içinde doymuş ve trans yağlarla ilgili ilkelerini açıklamadan önce, dünya genelinde istişarelerde bulunarak söz konusu ilkelerin bölgesel ihtiyaçları en iyi karşılayacak şekilde belirlenmesini hedefliyor.

Dr. Branco, DSÖ’nün doymuş ve trans yağlarla ilgili ilk tavsiyesini yaptığı 2002 yılından bu yana, başta gelir düzeyi yüksek ülkelerde olmak üzere söz konusu yağlar konusunda artan bir farkındalığın ortaya çıktığının görüldüğünü belirtti.

Batı Avrupa’da endüstriyel trans yağ kullanımının hemen hemen ortadan kalktığını, Danimarka’nın kullanımını tamamen yasakladığını ifade eden Dr. Branca, daha düşük gelirli ülkelerin ise sorunla başa çıkmakta zorlandıklarını, Doğu Avrupa’nın yanı sıra Hindistan, Pakistan, İran, birçok Afrika ülkesi ve Arjantin’in bu grup içinde yer aldığını sözlerine ekledi.

Dr. Branca, çok tüketilen açık hazır gıdaların bazılarında trans yağ oranlarının günlük önerilen miktarın 200 katına kadar çıkabildiğini söyledi.



Tasarım ve Yazılım : BodhiWeb