ÜST MENÜ

Dünya Sağlık Örgütü tütün kontrolünün önemine dikkat çekti

17 Ekim 2017 tarihli DSÖ basın toplantısı., DSÖ Türkiye Ofisi, Ankara. Fotoğraf: UNIC Ankara

17 Ekim 2017 tarihli DSÖ basın toplantısı., DSÖ Türkiye Ofisi, Ankara. Fotoğraf: UNIC Ankara

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye ofisi bugün düzenlediği basın toplantısında tütün kontrolü konusunda en son gelişmelere dikkat çekti.

Basın toplantısına DSÖ Türkiye Temsilcisi Dr. Pavel Ursu, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sadık Demirsoy, Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakütesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hilal Özcebe, Türkiye Yeşilay Derneği’nden İdris Baykan katıldı.

Her yıl 7 milyon kişinin ölümüne neden olan tütün epidemisinin şu ana kadar ortaya çıkan en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri olduğuna vurgu yapan Dr. Ursu bu ölümlerin 6 milyondan fazlasının doğrudan tütün kullanımı sonucu, yaklaşık 890 000’inin ise sigara içmeyen bireylerin sigara dumanına maruz kalması sonucu ortaya çıktığını hatırlattı.

DSÖ Türkiye Ofisinin konuyla ilgili basın duyurusunda şöyle denildi: “Kanıta dayalı bir anlaşma olan Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi (TKÇS) insanların en üst düzeyde sağlık standardı hakkının tekrar altını çizmektedir. 2005 Şubat ayında yürürlüğe giren Sözleşmenin halihazırda 181 tarafı bulunmaktadır ve dünya nüfusunun %90’dan fazlasını kapsamaktadır. Türkiye, halk sağlığının geliştirilmesinde önemli bir kilometre taşı olan bu sözleşmeyi imzalayan ilk ülkelerden biridir.

Geçtiğimiz yıllarda TKÇS’nin uygulanmasında olağanüstü çalışmalar yürütülmüş olsa da, tütün endüstrisinin yeni bir dizi zararlı ürünü piyasaya sürmesi nedeniyle Türkiye yoğun baskılara maruz kalmaktadır. “Isıtmalı” ve elektornik nikotin sunum sistemi (ENSS) olarak bilinen bu ürünler halk sağlığı üzerinde ciddi tehdit oluşturmaktadır. Tüm ENSS’ler nikotin içermektedir. En yaygın kullanılan elektronik sigaralar yanmayan veya tütün yaprağı kullanılmayan ancak kullanıcıların içine çektiği bir solusyonu buharlaştıran aletlerdir. Son yıllarda e-sigara ve “ısıtmalı” ürünlerin tüketimi gençler ve yetişkinler arasında alarm verici bir hızda artmıştır. Bu durum, gelecekte sigara içenlerin sayısınının artma olasılığına da işaret etmektedir. Tütün kullanımı çoğunlukla adölesan döneminde oluştuğundan Türkiye’nin genç nüfusunu bir ömür boyu olası nikotin bağımlılığını önlemeye dair eylemler hayati önem taşımaktadır.

Bununla birlikte, 13 Eylül 2017 tarihinde, Philip Morris International (PMI) tütün şirketi tüm dünya çapında çok sayıda araştırma programına mali destek sağlamayı amaçlayan Dumansız Dünya Vakfı’na yönelik desteğini açıklamıştır. Tütün endüstrisi tarafından mali desteği sağlanan bu girişim çok sayıda ülkede kamu politikalarıyla etkileşime girmek yoluyla DSÖ TKÇS’ye net bir ihlal girişiminde bulunmaktadır ve hem Sözleşmenin uygulanmasına hem de kamu politikaları yoluyla yasal nikotin düzenlemelerine yönelik  şu ana kadar kaydedilen ilerlemelere zarar vermektedir. Türkiye, DSÖ TKÇS ışığında restoranlar, barlar, kafeler gibi alanlarda dumansız hava sahasını uygulayarak, tütün ürünleri üzerindeki vergiyi aşamalı olarak arttırarak ve sigara paketleri üzerinde resimli sağlık uyarılarına yer vererek önemli başarılara imza atmıştır. Ancak bu kapsamda daha önceki başarılı uygulamaların devam ettirilmesi gerekmektedir. Tütün kontrolü hususundaki siyasi taahhüt Türkiye’yi küresel anlamda referans bir ülke konumuna taşıyarak, DSÖ TKÇS uygulamasında kaydadeğer bir örnek teşkil etmesini sağlamıştır. Türkiye, 1) tütün kullanımı ve önleme politikalarının izlenmesi, 2) bireylerin tütün dumanından korunması, 3) sigara bırakmaya yardımcı olmak, 4) tütünün tehlikeleri hakkında uyarıda bulunmak, 5) tütün reklamı, tanıtımı ve sponsorluğunun yasaklanması, 6) tütünde vergilerin arttırılması başlıklarının yer aldığı altı MPOWER önleme paketinin tamamını en üst düzeyde uygulayan ilk ülke olmuştur.

2004 yılında başlayan bu başarılı çalışmaların devam ettirilebilmesi adına tüm paydaşların sürekli taahhüdüne ihtiyaç duyulmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Dünya Sağlık Örgütü arasında kurulan bu örnek işbirliğinin yüz milyonlarca kadın, erkek ve çocuğun hayatını tehdit eden küresel tütün epidemisiyle mücadeleye katkı sağlayacağına inanıyoruz. Türkiye’deki kapsamlı tütünle mücadele yasası halihazırda binlerce hayatın kurtulmasına katkı sağlayarak dünya çapında çok sayıda ülkenin Türkiye örneğini izlemesini teşvik etmiştir.”

Basın toplantısının soru cevap kısmında panelistler elektronik sigaraların da dahil olduğu yeni ve diğer tüm tütün ürünlerinin kamu sağlığı üzerinde oluşturduğu risk ve tehdide vurgu yaptılar.

 



Tasarım ve Yazılım : BodhiWeb