ÜST MENÜ

Dünya Sosyal Adalet Günü 2017 teması: İhtilafları önlemek ve barışın sürdürülmesi için insana yakışır iş

Hedef 8

Sosyal adalet uluslar arasında barışçı ve refah içinde birlikte var olabilmenin temeldeki ilkesini oluşturuyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğini ya da yerli halklar ve göçmenlerin haklarını savunurken sosyal adalet ilkelerini öne çıkarıyoruz. Cinsiyet, yaş, ırk, etnik kimlik, din, kültür veya engeli yüzünden insanların yüz yüze kaldığı engelleri kaldırdığımız zaman sosyal adalette ilerleme sağlamış oluyoruz.

Birleşmiş Milletler (BM)’in kalkınma ve insan onurunun teşvik edilmesini öngören küresel misyonunun temelinde herkes için sosyal adalet arayışı anlayışı yatar. Adil Küreselleşme için Sosyal Adalet Bildirgesinin Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından benimsenmesi BM sisteminin sosyal adalete ne kadar bağlı olduğunun göstergelerinden birisidir. Deklarasyon, tam istihdam, sosyal koruma, sosyal diyalog ve çalışma yaşamında temel ilke ve haklar yoluyla herkes için adil sonuçların garanti edilmesine odaklanıyor.

BM Genel Kurulu 2007 yılında 20 Şubat’ı Dünya Sosyal Adalet Günü olarak ilan etmişti. Dünya Sosyal Adalet gününde uluslararası topluluk yoksulluğun ortadan kaldırılması, tam istihdamın ve insana yakışır işlerin teşvik edilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, sosyal refah ve adalete herkesin erişebilmesi konularının öne çıkarıldığı etkinlikler düzenliyor.

Uluslararası demokratik ve eşit düzenin teşvik edilmesi bağımsız uzmanı Alfred de Zayas ve tek taraflı zorlayıcı önlemlerin insan hakları üzerindeki olumsuz etkisi özel raportörü Idriss Jazairy, Dünya Sosyal Adalet Günü vesilesiyle ortak bir açıklama yaptı.

Açıklamada Zayas ve Jazairy BM’nin tüm üye devletlerine BM Antlaşmasında yer aldığı gibi barış ve insan onuruna bağlı kalmaları gerektiğini hatırlattılar ve bu taahhüdün daha ileri seviyede sosyal adaletin olduğu, daha iyi ve daha adil bir geleceğe ulaşmak için harekete geçmeyi gerektirdiğini vurguladılar.

Zayas ve Jazairy “Bu, üye devletlerin adalet ve saygının sürmesi ve sosyal ilerleme ve daha iyi yaşam koşullarının teşvik edilmesi taahhütlerini yerine getirmesini garanti altına alacaktır. Her insanın kendileri ve aileleri için gıda, kıyafet, ev, sağlık hizmeti ve sosyal hizmetleri içine alan sağlıklı ve refah içinde bir yaşam standardına hakkı vardır. Bu hakları tanımlayan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi aynı zamanda herkesin hakları ve özgürlüklerinin bütünüyle korunduğu bir sosyal ve uluslararası düzene hakkı olduğunu da açıkça belirtir” ifadesini kullandılar.

Ortak açıklamalarında Zayas ve Jazairy “Dünyada sürdürülebilir barışın sağlanması için uluslararası dayanışma içinde sosyal adalet için çalışmalıyız. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün mottosunda yer aldığı gibi “barış istiyorsan, sosyal adaleti sağla” vurgusunu yaptılar.



Tasarım ve Yazılım : BodhiWeb