ÜST MENÜ

Obstetrik fistül sorununu sonlandırabiliriz

Sudanlı Genç kadınlar obtetrik fistül tedavisi için bekliyorlar, 2007 Zalingei, Sudan. Fotoğraf: BM/Fred Noy

Sudanlı Genç kadınlar obtetrik fistül tedavisi için bekliyorlar, 2007
Zalingei, Sudan. Fotoğraf: BM/Fred Noy

Hamilelik ya da doğum sırasında ortaya çıkan sorunlar nedeniyle Dünya genelinde her gün 800 kadar kadın yaşamını yitiriyor. Hamilelik veya doğum sırasında yaşanan sorunlar nedeniyle hayatını kaybeden her bir kadına karşılık 20 kadın da, doğum sonrasında obstetrik fistül sorunu ile karşı karşıya kalıyor. Bu da kadınlarda idrar kaçırma sorununa yol açıyor.

BM Genel Kurulu, aldığı A/RES/67/147 sayılı kararla 23 Mayıs’ı Obstetrik Fistülün Ortadan Kaldırılması Uluslararası Günü ilan etti ve uluslararası topluluğu obstetrik fistülün ortadan kaldırılması için farkındalık çalışmaları yapmaya davet etti. Söz konusu kararla ayrıca obstetrik fistül hastalarına gerekli tıbbi yardımların da yapılması isteniyor.

Fistül sorununun sonlandırılması 

Obstetrik fistül doğum sırasında annenin karşılaşabileceği en ciddi ve trajik sorunlardan birini teşkil ediyor. Fistül, uzun süren ve gerekli tıbbi müdahalenin yapılmadığı doğum sırasında yırtılma sonucu doğum kanalı ile mesane ya da rektum arasında meydana gelebilen bir kanaldır.

Bunun sonucu olarak hastalarda idrar kaçırması görülüyor. Bu durumda kadınların toplumdan dışlanmasına kadar giden bir çok sorunu beraberinde getiriyor. Fistül hastaları genellikle depresyon, toplumdan dışlanma ve derinleşen yoksullukla karşı karşıya kalabiliyor. Birçok kadın, tedavi masraflarını karşılayamadığı için fistül ile yıllarca yaşamak zorunda kalabiliyor.

Alt Sahra bölgesinde, Asya, Latin Amerika ve Karayipler’de 2 milyon kadının fistülle yaşadığı tahmin ediliyor. Her yıl Dünya genelinde ise 50 ila 100 bin arasında kadında da yeni fistül vakasının yaşandığı değerlendiriliyor.

Fistül aslında engellenebilir bir hastalık. Sık görülmesinin nedeninin ise sağlık sistemlerinin kadınların ihtiyaçlarına yeterli seviyede karşılık veremediğinin bir işareti olarak kabul ediliyor.

Obstetrik fistül sadece önlenebilir olmakla kalmıyor, büyük oranda tedavi de edilebiliyor.

Obstetrik fistül önlenebilmesi için öncelikle şunların yapılması gerekiyor:

Küçük yaşta hamilelik olmaması;

Zararlı geleneklere son verilmesi;

Obstetrik sağlık hizmetlerine zamanlıca ulaşılabilmesi.

Obstetrik fistülün önlenmesi ve tedavisi ayrıca herkes için sağlıklı yaşam öngören 3 sayılı Sürdürülebilir Kalkınma Hedefinin de amaçlarından birini teşkil ediyor.

Türkiye’nin Obstetrik fistül ile mücadeleye katkıları

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, Nisan ayında Anadolu Ajansına verdiği demeçte Afrika’da göz sağlığı ile ilgili çalışmalar sonrası kadınların idrar kaçırma (fistül) rahatsızlığının giderilmesine yönelik projeyle de Afrika’ya sağlık hizmeti götürmeye devam edeceklerini bildirdi.

Söz konusu çalışmanın Sağlık Bakanlığı ve İslam Kalkınma Bankasının ortaklaşa yürüttükleri Afrika Sağlığı projesi kapsamında hayata geçirilebileceği ifade ediliyor.



Tasarım ve Yazılım : BodhiWeb