ÜST MENÜ

Uluslararası Hukuk Ne Anlama Geliyor?

Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı. Fotoğraf:  UN Photo/ICJ/Jeroen Bouman

Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı. Fotoğraf:
UN Photo/ICJ/Jeroen Bouman

Devletler arasındaki ilişkileri belirleyen hukuka uluslararası hukuk denir.

Uluslararası Hukuk ne gibi fayda sağlıyor?

Uluslararası hukukun yokluğu kaosa yol açar. Uluslararası hukuk devletlere uluslararası yasal sistem içinde ana sorumluluğu veriyor, devletlerin hem kendi aralarındaki ilişkiler kapsamında hem de kendi sınırları içinde bireylere yönelik yasal sorumlulukları belirliyor. İnsan hakları, silahsızlanma, uluslararası suçlar, mülteciler, göç, tabiiyet sorunları ve savaş kuralları gibi konuları kapsıyor. Çevre, sürdürülebilir kalkınma, uluslararası sular, uzay, küresel iletişim ve dünya ticareti gibi tüm insanları ilgilendiren alanları düzenliyor.

 

Dünya genelinde bu kadar çok ihtilaf varken, uluslararası hukuk gerçekten işe yarıyor mu?

Uluslararası hukuk, çoğu kez tam olarak görülmese de başarılı bir şekilde işliyor. Dünya ticareti ve küresel ekonomi ona dayanıyor, ticari işlemler ve taşımacılık gibi alanlarda sınır aşan ticaretin kurallarını belirliyor. Bu alana yollar, otoyollar, sivil havacılık, su yolları ve denize kıyısı olmayan Devletlerin denizcilik faaliyetlerine erişimi giriyor. Terörizmle mücadele ve e-ticaret gibi alanlarda ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara göre de yeni anlaşmalar hazırlanıyor.

 

Uluslararası anlaşmalardan doğan uluslararası hukuk ülkelerin egemenliğini zedeliyor mu?

Bir ülkenin bir anlaşmanın tarafı olabilmesi için, söz konusu anlaşma ile getirilen sorumlulukları kabul ettiğini açıkça ortaya koyan eylemlerde bulunması gerekiyor. Söz konusu ülkenin “anlaşma ile bağlanma rızasını” mutlaka ortaya koyması icap ediyor. Bu da ilgili anlaşma ile belirlenen çeşitli yollardan yapılıyor.

 

Bir ülke “anlaşma ile bağlanma rızasını” nasıl ortaya koyabilir?

Bir ülke anlaşma ile bağlanma rızasını, ilgili anlaşmanın genelde son maddesinde belirtilen şekilde ortaya koyar. En sık görülen uygulamalar ise çekincesiz imza, onay, kabul, uygun bulma veya katılma yollarıdır.

Bir anlaşmaya taraf olma yolundaki ilk adım söz konusu anlaşmanın imzalanması ile başlar. Ancak, anlaşmasının sadece imzalanması taraf olunması için yeterli değildir. Fakat, çekincesiz imza bunun bir istinasıdır. İmza ile devlet söz konusu anlaşmadan doğan herhangi bir yasal sorumluluk altına girmez. Böylece sadece söz konusu sorumluluğu üstlenme rızasını ortaya koymuş olur. İmza ile bir bakıma, anlaşmaya taraf olununcaya kadar anlaşmaya aykırı davranışlarda bulunulmayacağı da ima edilmiş olur.

Çok taraflı anlaşmalar hangi süre ile nerede imzalanacaklarını belirten maddeler de içerebilir. Anlaşmalarda ayrıca nasıl taraf olunacağına dair maddeler de bulunur.

Onay, kabul, uygun bulma ifadeleri, özellikle “imzaya tabi…” ifadesini takip ettiği şekillerde, aynı anlama gelirler. Üye devletler anlaşmalarda söz konusu ifadelerden herhangi birini kullanmayı tercih edebilirler, ancak bu ifadelerin hepsi ilgili ülkenin söz konusu anlaşmaya vakit geçirmeden taraf olmaya hazır olduğunu ortaya koyar.

Çok taraflı anlaşmalar genellikle sadece belli bir tarihe kadar “imzaya açık” ifadesini içerir. Söz konusu tarihten sonra devletlerin imza, onay, uygun bulma veya kabul yolları ile anlaşmaya taraf olması mümkün değildir. Bu durumdaki devletler anlaşma metininde yer alması halinde, katılma yoluyla anlaşmasının parçası olabilirler. Bazı çok taraflı anlaşmalar süresiz olarak imzaya açıktır. Bunlar genellikle, 1979 tarihli Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi, 1966 tarihli Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi, 1966 tarihli Her Türlü Irk Ayrımcılığının Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi gibi insan hakları konulu anlaşmalardır.

Anlaşmalar nasıl uygulanır?

Anlaşmalarda yer alan hükümlerin ihlallerini ele almak veya anlaşmazlıkları çözmek için zorlayıcı adli sistem veya zorlayıcı ceza sistemi yoktur. Ancak bu durum, uluslararası hukukta bu konularla ilgili mahkemelerin olmadığı anlamına gelmez. Örneğin, Birleşmiş Milletler’in kuruluşunda, ülkelerin aralarındaki ihtilafları barışçıl yoldan çözüme ulaştırmalarına yardımcı olmak amacıyla Uluslararası Adalet Divanı’na da hayat verilmiştir. Güvenlik Konseyi de BM Anlaşmasının 7’inci Bölümünden aldığı yetkiyle uluslararası barışa tehdit oluşturan davranışlara karşı alınan kararları uygulama hakkı vardır. Söz konusu yetkiler kapsamına yaptırımlar ve güç kullanımı dahildir.

Birleşmiş Milletler’in ana organlarından biri olan Uluslararası Adalet Divanı, iki role sahiptir: Birincisi Devletler arasındaki ihtilafları uluslararası hukuka uygun şekilde çözüme kavuşturmak, ikincisi ise yetkili uluslararası kuruluşların talep ettiği konularda hukuki görüş bildirmektir. BM’ye Üye Devletler divanın kararlarına uymakla yükümlüdür. Ancak, Divanın bir davayı görebilmesi için taraf ülkelerin hepsinin dava öncesinde Divanın yetkilerini kabul ettiğini beyan etmesi gerekir. Divanın yetkilerini kabul etmeyen hiçbir ülke davaya zorla dahil edilemez.

Her anlaşma, taraf ülkelerin anlaşmadan doğan sorumluluklarını nasıl yerine getireceklerine dair maddeleri de içerir.



Tasarım ve Yazılım : BodhiWeb